Cumartesi , 07 Mart 2026
HABERLER
ANASAYFA / Gündem / SKDM’nin Ambalaj Sektörüne Dolaylı Etkileri ve 2026 Yol Haritası

SKDM’nin Ambalaj Sektörüne Dolaylı Etkileri ve 2026 Yol Haritası

Svol Danışmanlık Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Danışmanı Şevhan Sayar, SKDM’nin ambalaj malzemesi ve makine üreticilerine yönelik dolaylı etkilerini ve firmaların 2026’ya nasıl hazırlanması gerektiğini açıkladı.

SKDM’nin Ambalaj Sektörüne Dolaylı Etkileri ve 2026 Yol Haritası
Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemesi ambalaj malzemesi üreticileri ve makine imalatçıları için yeni bir hazırlık dönemini başlatıyor. Avrupa Birliği tarafından devreye alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması-SKDM (CBAM), karbon yoğun ürünlerin üretiminde oluşan emisyonlara adil bir fiyat getirerek, ithal edilen ürünlerde üretim ülkesindeki karbon maliyetini dengelemeyi ve AB dışındaki ülkelerde daha düşük emisyonlu sanayi üretimini teşvik etmeyi amaçlayan bir karbon düzenleme sistemidir.

Başlangıçta demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi sektörleri kapsasa da SKDM’nin uygulama süreci tedarik zincirleri üzerinden pek çok farklı sektörü de etkilemeye başlamıştır. Ambalaj sektörü de bu etki alanında yer almaktadır.

Ambalaj malzemesi üreticileri için SKDM’nin etkisi özellikle kullanılan ham maddeler üzerinden ortaya çıkıyor. Alüminyum bazlı kutular, metalik film laminasyonları, demir-çelik bileşenli taşıma ambalajları gibi ürünlerde karbon ayak izi hesaplaması ve ürün bazlı yaşam döngüsü analizleri (LCA) giderek önem kazanıyor. Ayrıca, AB’ye ihracat yapan gıda, kozmetik, ilaç ve kimya firmalarının, ambalaj tedarikçilerinden emisyon verisi talep etmeye başlaması, sektörün bu alandaki hazırlık ihtiyacını hızlandırıyor.

Öte yandan ambalaj makinesi imalatçıları için de SKDM dolaylı etkiler yaratıyor. Üretimde yoğun kullanılan demir-çelik ve alüminyum gibi ham maddeler, SKDM kapsamında doğrudan raporlamaya tabi. Özellikle AB pazarına makine ihraç eden firmalar için karbon içerikli girdi raporlamaları ve tedarik zinciri emisyon şeffaflığı artık önemli bir rekabet kriterine dönüşüyor.

2026 yılı itibariyle SKDM tam uygulama aşamasına geçecek ve mali yükümlülükler devreye alınacaktır. Bu kapsamda ithalatçılar, belirlenen sektör ürünleri için yıllık bildirimleri (beyanları) yapacak ve ödenecek karbon farkı hesaplanacaktır. Dolayısıyla firmaların şimdiden karbon verisi yönetimini ve hesaplama altyapılarını kurmaları, hem süreç adaptasyonu hem de olası maliyet risklerini önleme açısından kritik önem taşıyor.

Bu yeni dönemde hem ambalaj üreticileri hem de makine imalatçıları için en kritik adım, karbon verisini erken ve sistematik biçimde yönetmek. GHG Protokolü, ISO 14064-1 ve ISO 14067, ISO 14040 vb. standartlara uygun kurumsal ve ürün bazlı karbon ayak izi hesaplamaları, firmalara hem sürdürülebilirlik hedeflerinde avantaj hem de gelecekteki regülasyonlara uyum konusunda ciddi bir hazırlık fırsatı sunuyor.
SKDM’nin dolaylı etkileri göz ardı etmek, yakın gelecekte ciddi rekabet dezavantajları yaratabilir.
 
 
 

0 YORUM

YORUM YAPIN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER BAŞLIKLAR

  • ​SICK, Ecovadis Platin Madalyası Aldı

    ​SICK, Ecovadis Platin Madalyası Aldı

    Sensör tabanlı otomasyon çözümlerinin uluslararası sağlayıcısı olan SICK, EcoVadis sürdürülebilirlik sıralamasında Platin madalya aldı. Bu, SICK'i son 12 ayda değerlendirilen dünya çapında 130.000'den fazla şirketin en iyi %1'i arasına yerleştiriyor.... Devamı »