Termoform sektörüne 2006 yılında güçlü bir giriş yapan ve bugün 6 kıtada 53 ülkeye ihracat yapan İnpak, bu başarısını neye borçlu? Mühendislik deneyiminizin firma kültürüne ve ürünlerinize nasıl bir katkısı oldu?
Başarımızın temelinde mühendislik yaklaşımı ve müşteri memnuniyeti yatıyor. Her zaman doğru çözümler sunmayı hedefledik ve güçlü iletişimle, sürekli hizmet anlayışını birleştirerek iş birliklerimizi geliştirdik. Ürünlerimizin arkasındaki mühendislik deneyimi, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda bir kültürdür. Bu kültür sayesinde; tasarımdan üretime, satıştan satış sonrası desteğe kadar her aşamada müşteri odaklı hareket ediyoruz. Müşteri ihtiyacını doğru analiz edip o ihtiyaca en uygun çözümü sunmak en güçlü kasımız diyebilirim. Ayrıca sektörde güven çok önemli ve biz bu güveni oluşturmak için öncelikle işimizi iyi yapıyoruz.
Makineleriniz farklı sektörlerde kullanılsa da ağırlıklı olarak gıda ambalajı üreten firmalara hizmet veriyorsunuz. Bu alanda sunduğunuz ürün ve hizmetlerden kısaca bahseder misiniz?
Evet, müşteri portföyümüz geniş ancak odak noktamız gıda ambalajı sektörü. Çünkü bu alan yüksek hijyen, süreklilik ve hassasiyet gerektiriyor. Biz de makinelerimizi bu beklentilere göre tasarlıyoruz. Tam otomatik termoform makinelerimiz; hızlı kalıp değişimi, enerji verimliliği ve ergonomik çalışma özellikleriyle öne çıkıyor. Ayrıca her müşterinin ihtiyacına özel konfigürasyonlar sunuyoruz. Birçok müşterimizle sadece makine üreticisi olarak değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. Yeni hat kurulumlarında üretim akışından tesisat planlamasına ve ürün tercihlerine kadar danışmanlık hizmeti veriyoruz.
K Fuarı, plastik ve kauçuk sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri. Fuarda tanıtmayı planladığınız yenilikçi ürünler veya teknolojiler var mı? Ziyaretçileri nasıl bir İnpak standı bekliyor olacak?
K Fuarı bizim için yalnızca ürün tanıtımı değil, aynı zamanda dünyadaki güvenilirliğimizi göstermek ve müşterilerimizle birebir, samimi etkileşim kurmak açısından önemli bir platform. Bu yıl da hem mevcut modellerimizin güncellenmiş versiyonlarını hem de geliştirme sürecinde olan teknolojilerimizi sergileyeceğiz. Standımızda çalışır durumda bir makinemizi yakından görmek ve teknik ekibimizle birebir görüşmek mümkün olacak. Ziyaretçilerimizi sıcak, samimi ama aynı zamanda profesyonel bir atmosfer bekliyor diyebilirim.
İnpak olarak geliştirdiğiniz tam otomatik termoform makinelerinizin sektördeki farkı nedir? Makinelerinizin tasarımında kalite ve performans açısından hangi kriterler ön planda tutuluyor?
Bizim makinelerimizde öncelikli hedefimiz; hızlı üretim sürelerini, daha az enerji tüketerek ve uzun ömürlü biçimde sürdürebilmektir. Yani bir makine sadece çalışıyor olmakla değil, verimli ve kesintisiz çalışıyor olmakla fark yaratmalıdır. Bu nedenle kaliteyi sadece parça ya da malzeme kalitesiyle değil, sistem ve hizmet bütünlüğüyle değerlendiriyoruz. Makine ömrü, kalıp değişim süresi, enerji tüketimi ve bakım gereksinimi gibi birçok kriteri dengeli biçimde gözeterek tasarım yapıyoruz. Ayrıca yazılım dahil tüm süreçleri kendi bünyemizde geliştiriyoruz. Bu da bize daha esnek ve hızlı geliştirme imkânı sunuyor.
Yüksek marka bilinirliğinizin temelini oluşturan “mutlu müşteriler” anlayışını bir misyon olarak benimsiyorsunuz. Bu doğrultuda ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?
En büyük referansımız, sahada çalışan makinelerimizdir. Bugün 6 kıtada aktif olarak çalışan 500’den fazla makinemiz bulunuyor. Bu makinelerin çoğuna uzaktan bağlanarak performanslarını düzenli şekilde takip ediyoruz. Müşterilerimize hızlı ve etkili servis sunmak için güçlü bir teknik ekip, sürekli güncellenen yedek parça stoğu ve hızlı lojistik altyapısı oluşturduk. Ancak esas farkımız, bir problem yaşandığında sorumluluk almaktan çekinmememizdir. Ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Çünkü biz, müşterilerimizle uzun vadeli ilişkiler kurmak istiyoruz. Bu da ancak güvenle mümkün olur.
Sektörde önümüzdeki 5 yılda ne gibi teknolojik veya ticari trendler öngörüyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde esnek üretim sistemleri ve veri odaklı yönetim anlayışı daha da önem kazanacak. Gıda ambalajı tarafında, geri dönüştürülebilir malzemelere uyum ve ürün/kalıp çeşitliliği öne çıkacak. Makine tarafında ise modüler yapılar ve hızlı adaptasyon sağlayan çözümler ön planda olacak. Ayrıca uzaktan izleme, üretim verisi analizi ve yapay zekâ destekli bakım sistemleri artık sadece büyük üreticilere değil, orta ölçekli firmalara da ulaşabilir olacak. Biz de bu dönüşüme ayak uydurmak için Ar-Ge yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz.
Packworld Türkiye Dergisi



.png)
.png)
.png)



0 YORUM