Sıradan protein bar algısından uzaklaşmayı hedefleyen BUILT Puff, ambalajında lezzet ve keyif odaklı bir yaklaşım benimsedi. Bar, ikiye ayrılmış şekilde gösterilerek marshmallow benzeri yumuşak iç dokusu vurgulandı; aroma görselleri ise ön plana çıkarıldı. Eski tasarımda yer alan “glütensiz”, “doğal aromalar” ve “%100 gerçek çikolata” gibi ifadeler aroma görsellerine yer açmak amacıyla kaldırıldı. Besin değerlerine ilişkin bilgiler merkezden üst bölüme taşınırken, az miktarda şeker vurgusunun yerini kolajen bilgisi aldı. Ürün ismiyle birlikte büyük bir “puff” yazısı kullanıldı ve ürünün Hindistancevizli versiyonunda canlı mavi renk paleti tercih edildi. Bu canlı ve iştah açıcı yenilenmenin ardından satışlar yalnızca altı ayda %200 arttı.
OIKOS TRIPLE ZERO
Oikos Triple Zero ambalaj tasarımı, köklü bir değişimden ziyade netlik, okunurluk ve marka bütünlüğünü güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir yenileme olarak ele alındı. Yeniden tasarım sürecinde, Triple Zero’yu tanımlayan “şeker yok, yağ yok, yapay tatlandırıcı yok” mesajı daha görünür hâle getirilirken, ürünün güçlü protein içeriği de ilk kez bu kadar net biçimde ön plana çıkarıldı. Daha önce dikey konumda yer alan ve rafta kolayca kaybolabilen gümüş şerit, yatay olarak marka isminin altına taşındı. Böylece hem ayırt edicilik hem de bilgi netliği artırıldı ve Triple Zero’nun Oikos portföyü içindeki konumu tek bakışta anlaşılır hâle geldi. Renk kullanımının sadeleştirilmesi, aroma görsellerinin büyütülmesi ve daha kaliteli ambalaj malzemesine geçilmesiyle tasarım, elde daha modern ve premium bir his yarattı. Bu ambalaj iyileştirmeleri, lansmandan sonraki altı ayda satışları %18 artırarak doğru tasarım dokunuşlarının ticari etkisini ortaya koydu.
LAOBAN
Laoban’ın ambalaj tasarımındaki yeniden yapılanma, markanın özgün ve eğlenceli kimliğini korurken raf etkisini ve ürün iletişimini güçlü biçimde artıran stratejik bir dönüşümü temsil ediyor. İlk dönemindeki minimalist ve merak uyandıran yaklaşım, markanın fark edilmesini sağlasa da yeni tasarımda lezzet algısı, ürün netliği ve ölçeklenebilirlik ön plana çıkarıldı. Ambalaj üzerinde iştah açıcı ürün fotoğraflarına yer verilmesi, kesit görüntüleriyle içerik kalitesinin vurgulanması ve sade ama güçlü logo kullanımı, marka okunurluğunu artırarak tüketiciyle daha doğrudan bir bağ kurulmasını sağladı. Markayla özdeşleşen modüler ve sevimli mantı karakterleri aracılığıyla içerik ve ürün iddiaları net bir biçimde aktarılırken bu karakterlerin korunması duygusal bağın sürekliliğini destekledi. Bu yeni tasarımla ürün satışları lansmandan sonraki altı ayda %296 yükseldi.
SOLELY
Solely’nin ambalaj tasarımı, önceki tasarıma kıyasla mesaj netliği ve raf etkisi açısından belirgin bir dönüşüm ortaya koydu. Eski ambalajda yer alan yoğun metinler, çoklu semboller ve illüstratif anlatım, ürünün en güçlü vaadi olan “sadece meyveden oluşma” özelliğini gölgede bırakıyordu. Yeni tasarımda bu karmaşa bilinçli olarak sadeleştirildi. İllüstrasyonların yerini alan gerçek meyve görselleri, öne çıkarılan “organik kurutulmuş meyve” ifadesi ve içerik sayısını net biçimde gösteren grafik dil sayesinde tüketiciye tek bakışta açık, güven veren ve güçlü bir mesaj iletildi. Yeni tasarımın lansmanını takip eden altı ayda satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %61’in üzerinde artış gösterdi. Üstelik bu büyüme, meyve atıştırmalıkları kategorisinin neredeyse durağan olduğu (%0,4) bir dönemde gerçekleşti.
DESIGNALYTICS
Packworld Türkiye Dergisi



.png)
.png)
.png)



0 YORUM