Cumartesi , 07 Mart 2026
HABERLER
ANASAYFA / Gündem / Ambalajda PHA Devrimi

Ambalajda PHA Devrimi

Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki en prestijli platformlarından biri olan 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, bu yıl gıda ve ambalaj dünyasındaki köklü bir paradigma değişimini gündeme taşıdı.

Ambalajda PHA Devrimi
Zirvenin “Riskten Dayanıklılığa: Güçlü ve İstikrarlı Tedarik Zincirleri İnşa Etmek” başlıklı panelinde konuşan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, ambalaj sektöründe hızla ana trend haline gelen PHA (Polyhydroxyalkanoate) malzemesinin yarattığı dönüşümü sektör temsilcileriyle paylaştı. Konuşmasında, gıda tedarik zincirlerinde dayanıklılığının artık yalnızca lojistik ve maliyet yönetimiyle değil kullanılan ambalaj malzemesinin doğayla kurduğu ilişkiyle de ölçüldüğüne dikkat çeken Eroğlu, PHA’nın bu noktada ambalaj dünyasında “Sessiz Ama Köklü Bir Devrim” yarattığını vurguladı. PHA’nın insan eliyle icat edilmiş bir plastik değil mikroorganizmalar tarafından doğada doğal olarak üretilen bir biyopolimer olduğunu belirten Eroğlu, doğada kendi döngüsünü tamamlaması ve geride mikroplastik bırakmaması özelliklerinin PHA’yı bugüne kadar ambalaj sektöründe yaşanan en büyük çelişkinin çözümü haline getirdiğini ifade etti.

Eroğlu, bugün “doğal” algısıyla öne çıkan pek çok kâğıt ambalajın yağ ve nem bariyeri sağlamak amacıyla plastik filmle kaplandığını, bunun da geri dönüşüm ve kompostlanabilirlik açısından ciddi sorunlar yarattığını hatırlattı. Bu durumun kâğıt ambalajların büyük bölümünü doğal döngüden kopardığını söyleyen Eroğlu, PHA kaplı kâğıt ambalajların ise bu paradoksu ortadan kaldırdığını dile getirdi. Eroğlu, “Yüksek bariyer performansı sunan PHA kaplamalı ambalajlar plastik film ihtiyacını tamamen ortadan kaldırırken; endüstriyel kompostlama, ev tipi kompostlama ve deniz ortamında güvenle bozunabilme özelliğiyle öne çıkıyor. Bu, ambalaj dünyasında ilk kez bir malzemenin tüm ekosistemlerde aynı anda güvenli olabildiği anlamına geliyor” dedi.

Deniz ekosistemleri açısından PHA’nın yarattığı farkı bilimsel verilerle karşılaştıran Eroğlu, “Orta boy bir PHA kaplı kâğıt kahve bardağı doğada yaklaşık 130 günde tamamen bozunuyor. Geleneksel plastik kaplı kâğıt bardakları ise bunun 13 katından daha uzun sürede bozunuyor ve mikroplastik riski oluşturuyor. Bu özellik, PHA’yı yalnızca çevreci değil ekosistem güvenliği açısından da stratejik bir malzeme haline getiriyor” dedi.

Avrupa Birliği’nin de PHA konusunda rotasını net şekilde çizdiğine işaret eden Eroğlu, COM4PHA gibi büyük ölçekli Ar-Ge girişimleriyle gıda, tarım ve kozmetik ambalajlarında PHA kullanımının artırılmasının hedeflendiğini aktardı. AB’nin amacının; fosil bazlı PET, PP ve LDPE gibi polimerleri biyolojik döngüyle uyumlu malzemelerle ikame etmek olduğunu belirten Eroğlu, bu yaklaşımın PHA’nın geleceğin ambalaj standardı olacağını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

“Ambalajın Geleceği PHA Gibi Doğadan Gelip Doğaya Dönen Malzemelerde"
Türkiye’de de bu dönüşümün yalnızca teorik olmadığını vurgulayan Eroğlu, RecyLoop Sürdürülebilir Ambalaj yaklaşımının PHA’nın sanayi ölçeğinde uygulanabilirliğini somut olarak ortaya koyduğunu kaydetti. Yeşil Nobel olarak anılan 2025 Sürdürülebilir İş Ödülleri ile taçlanan bu yaklaşımın Türkiye’nin sürdürülebilir ambalaj teknolojilerinde söz sahibi olma potansiyelini güçlendirdiğini dile getirdi.
 

0 YORUM

YORUM YAPIN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER BAŞLIKLAR