Türkiye’nin plastik hammaddesinde tamamen dışa bağımlı olduğunu düşünüyorsanız, PET tarafındaki rakamlar sizi şaşırtabilir. Çünkü Türkiye, PET granülünde yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan değil, aynı zamanda yüz binlerce ton ihracat yapabilen önemli bir üretici konumunda.

Türkiye’nin PET üretimi ve ihracatı ne durumda?

2024 verileri bu tabloyu açık biçimde ortaya koyuyor:

PET üretimi: 1 milyon 116 bin ton

İç tüketim: 785 bin ton

İthalat: Yaklaşık 210 bin ton

İhracat: Yaklaşık 541 bin ton

Uluslararası ticaret verilerine göre Türkiye’nin PET ihracatının değeri yaklaşık 648 milyon dolara ulaşıyor. Başka bir ifadeyle Türkiye, PET hammaddesinde dış ticaret açığı veren değil, ihracatı ithalatının üzerinde olan bir ülke konumunda.

Peki Türkiye’yi PET üretiminde bu noktaya taşıyan güç nereden geliyor?

Türkiye’nin PET üretim kapasitesi 1,24 milyon ton/yıl

Türkiye’de bugün ciddi bir PET sanayisi kurulmuş durumda. Dört büyük üreticinin toplam nominal PET üretim kapasitesi yaklaşık 1,24 milyon ton/yıl seviyesine ulaşıyor:

Köksan: 500 bin ton/yıl

SASA: 350 bin ton/yıl

Indorama: 250 bin ton/yıl

Meltem Kimya: 140 bin ton/yıl

Üstelik PET yalnızca su şişesi üretiminde kullanılan bir hammadde değil. İçecek şişelerinden gıda ambalajlarına, deterjan ve kozmetik ambalajlarından ilaç ambalajlarına, tekstil elyaflarından film ve levhalara kadar çok geniş bir sanayi zincirinin temel girdileri arasında yer alıyor.

Ancak asıl fırsat bundan sonra başlıyor.

Türkiye için yeni fırsat: rPET ekonomisi

PET şişeden rPET granüle bottle-to-bottle değer zinciri
Bottle-to-bottle sistemi, kullanılmış PET şişelerin yeniden yüksek nitelikli hammadde olarak üretim zincirine katılmasını sağlıyor.

Türkiye zaten PET üretebiliyor. O halde yeni soru şu: Daha fazla PET üretmek yerine, kullandığımız PET şişeleri yeniden yüksek değerli bir hammaddeye dönüştürebilir miyiz?

İşte bu noktada rPET ekonomisi devreye giriyor.

Sistem temel olarak şu şekilde işliyor:

Kullanılmış PET şişe → Toplama ve ayrıştırma → Kırma ve yıkama → PET flake → Dekontaminasyon → rPET granül → Preform → Yeni PET şişe

Bu döngü, kullanılmış bir şişeyi yalnızca atık olmaktan çıkarıp yeniden üretim zincirine dahil ediyor. Asıl değer artışı ise PET’in yalnızca geri kazanılmasında değil, yeniden yüksek nitelikli ve güvenli bir hammaddeye dönüştürülmesinde ortaya çıkıyor.

Sektörde bu modele “bottle-to-bottle” adı veriliyor. Yani bugün içtiğiniz suyun şişesi, doğru toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm sistemi kurulduğunda yeniden başka bir içecek şişesinin hammaddesine dönüşebiliyor.

Katma değer de tam bu noktada artıyor.

Kullanılmış bir PET şişe, ilk aşamada düşük değerli bir atık olarak görülüyor. Ancak ayrıştırılmış balya, yıkanmış PET flake, rPET granül, gıda sınıfı rPET, preform ve yeniden şişe üretimi aşamalarından geçtikçe hem teknik niteliği hem de ekonomik değeri yükseliyor.

Food-grade rPET neden kritik?

Bu zincirin en kritik halkalarından biri ise food-grade rPET üretimi.

Çünkü kullanılmış bir PET şişeyi kırmak ve yıkamakla, onu yeniden gıdayla temas edebilecek standartlarda bir hammaddeye dönüştürmek aynı şey değil. İkinci aşama; çok daha ileri teknoloji, proses bilgisi ve güçlü bir kalite altyapısı gerektiriyor.

İleri dekontaminasyon sistemleri, laboratuvar analizleri, kalite kontrol süreçleri, izlenebilirlik, proses validasyonu ve sertifikasyon bu noktada devreye giriyor. Asıl giriş bariyerinin yükseldiği, teknoloji ve teknik uzmanlığın belirleyici hale geldiği alan da tam olarak burası. 2030 ise bu pazarı daha da büyütebilir.

2030 ile rPET talebi daha da artabilir

Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleriyle birlikte, 2030 itibarıyla belirli plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş içerik kullanım oranlarının artırılması öngörülüyor.

Örneğin bazı PET esaslı, temas hassas ambalajlarda ve tek kullanımlık plastik içecek şişelerinde en az yüzde 30 geri dönüştürülmüş içerik kullanımı gündeme geliyor.

Bu da önümüzdeki dönemde yalnızca geri dönüştürülmüş PET’e olan talebin değil, özellikle yüksek kaliteli ve gıda sınıfı rPET üretiminin stratejik öneminin daha da artabileceğine işaret ediyor.